Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Ramazan Demir: DİJİTALLEŞEN YAKINSAMA

Posted on 0

2010’da arama motorları yine sahnedeydi. Anahtar kelime aramaları yeni rekorlara ulaştı ve insanların günlük hayatında daha çok yer tutmaya başladı. Borsa’da yatırımlar Google Trends ile yapılmaya başlandı.

Facebook gibi sosyal ağlarla her zaman her yerde sosyalleşmeye devam ettik. Farmville çılgınlığı en çok izlenen dizilerden Çocuklar Duymasın’da da gündem haline geldi. Ayrıca 2010 komunite alışverişin büyüdüğü yıl oldu. Bunun en çarpıcı örneği ise Google’ın henüz 2 senelik bir firma olan Groupon’a 6.1 milyar dolarlık teklif vermiş olmasıydı.

Cihazlar en kritik katalizörlerden biriydi. Yeni ara yüz devrimi iPad’le devam etti. Başka bir katalizör olan uygulama ekosistemi 10 milyar uygulamanın indirilmesi ile yeni bir sayfa açtı. Cep telefonunuz menüdeki günün çorbasının içindekilerinin İngilizce çevirisini yapıyor. Diller arası mesafede kalkmaya başladı.

TV yeni bir iletişim platformu olmaya başladı. TV, izlerken arkadaşlarınızla sohbet edebileceğiniz, James Bond’un saatini anında satın alabileceğiniz, programlara yorum yapabileceğiniz, istediğiniz programı istediğiniz zaman izleyebileceğiniz ve web ortamındaki içeriği tüketebileceğiniz bir mecra olmaya başladı. Artık bunu kaçırdım, şunu kaçırdım devri sonlandı.

Şirketlerin iş modelleri tehlike altındaydı ve 2010’da bunun örneklerini gördük. Örneğin, daha önce önünde uzun kuyrukların oluştuğu Blockbuster, Internet’le beraber kurulan Netflix’in büyümesine engel olamadı. Blockbuster 25.yılını kutlamaya 1 ay kala iflas ettiğini açıkladı; ve gazeteler haberi ‘bir dönemin bitimi’ diye adlandırdı.

Bilgi ekonomisi çok tartışıldı. Google ve Yahoo!’nun borsadaki değerinin tüm Amerikan otomotiv endüstrisinden fazla olduğu; 2010 başlarında ise bu değerin iki telekomünikasyon devi olan AT&T ve Verizon’in borsa değerine eş değerde olduğu bir dünyada yaşadığımız yazıldı çizildi.

Küreselleşen değerler ve pazarlar sayesinde, yerel pazarın globalleştiğine tanık oluyoruz. Küçüğün büyüğü yutabileceği bir dünyaya doğru ilerliyoruz.

Tehlikenin ve rekabetin hangi yönden geleceğini kestirmek güç oldu. Facebook, kampus içi paylaşımdan, ekonomik bir pazaryeri olma yolunda ilerledi ve birçok şirketi rahatsız edecek boyuta ulaştı. Google Voice, Docs ve TV, Telekom ve IT dünyasını rahatsız etmeye başladı. Bu yeni dünyada ancak çevik organizasyonlar ve teknolojiyi sindirmiş şirketler yaşayabilecek gibi görünüyor. Amazon’un klasik kitap satışı dışında cloud bazlı kurumsal web servis işine girmesi artık geleneksel “core business” a odaklanma anlayışını sorgulamamızı gerekli kıldı. Ve özellikle internet bazlı girişimlerin her an diğer bir şirket için tehdit oluşturabileceğini gösterdi.

2011’de ise Online ve Offline yakınsaması devam edecek. Geleneksel pazarlama (doğru fiyat, doğru ürün, doğru müşteri, doğru zaman), veri madenciliği ve teknoloji ile çok daha akıllı ve hedef odaklı olacak. Teknoloji bireyler ve şirketler için geçmişte yapılamayanı yaptırmaya diğer bir deyişle “enabler” olarak etkisini artırmaya devam edecek.

Teknolojideki ara yüz devrimi devam edecek. Tüketici internetin sunduğu şeffaflık ve sosyal medyanın WOMM etkisi ile daha çok söz sahibi olacak. En iyi hizmet, en iyi ürün pazarlamanın katalizör etkisi olmadan da er ya da geç müşteri tarafından kabul görecek ve ödüllendirilecek.

Önümüzdeki günlerde, MIT laboratuarından Pranav Mistry’nin 6.his adlı giyilebilir cihazının ilk örnekleri denenecek. Bu cihaz kullanıcısına elinde tuttuğu uçak biletine dair son güncellemeleri veya markette çevreye etkisinden ötürü alıp almamakta kararsız kaldığı tuvalet kâğıdı hakkında anında bilgi sunabiliyor. Ya da karşısına çıkan herhangi bir kişi hakkında internetten topladığı bilgileri anlık olarak ona aktarıyor. Sosyal sensör olarak bu cihazlar Gen-Y için birer makine olmaktan çıkmış, kendi bedenlerinin birer parçası haline gelmiş olacak.

Yakın gelecekte ise akıllı yaşam örneklerini daha fazla görüyor olacağız. Örneğin buzdolabınız yapacağınız akşam yemeği için neye ihtiyacınız olduğunu listeleyip, siparişi verir hale gelecek ve hatta buzdolabınızdakilerle neler yapabileceğinizi tarifleriyle birlikte listeleyecek.

2011’de 3-eksenli yakınsama devam edecek. İletişim, medya ve bilgi işlem arasındaki sınırlar daha da kalkacak. Cloud uygulamalarıyla long-tail KOBİ’ler gerçek anlamda servis ekonomisiyle tanışacaklar.

Bugünün ‘yıkıcı’ teknolojileri, iş modelleri, bir garajdan, bir üniversite yurt odasından çıktı. Türkiye’nin insan kaynağı kalitesi çok yüksek. Gen-Y’nin teknolojiye ve yeniliğe olan yatkınlığı, kendine olan güveni, çabuk adapte olabilme özelliği ve sabırsız oluşu sayesinde, Türkiye’den de birçok garaj ve yurttan çıkma girişimler göreceğiz.

2011’de dijital uçurumun, bilgi uçurumuna ve onun da inovasyon uçurumuna gittiği devletler arasında daha fazla tartışılıyor olacak. Sahnede yine dijital olacak ve artık “veri” yeni petrol!

Dr. Ramazan DEMİR, Strateji ve İş Geliştirme Başkanı, Türk Telekom

6 Responses
  • Murat Aydıner
    Ocak 26, 2011

    Çok vizyoner bir çalışma olmuş. Müsadenizle master ödevimde de kullanmak istiyorum. Teşekkürler..

  • Natali Yesilbahar
    Ocak 26, 2011

    Bilgilendirici yaziniz icin tesekkur ederim; dijital dunyada proje dolu bir yil bizi bekliyor.;)

  • Mazlum Dinler
    Ocak 27, 2011

    Çok Teşekkürler, Çok bilgilendirici bir yazı olmuş, parmaklarınıza sağlık 🙂

  • Kuddusi`
    Temmuz 10, 2011

    Oncelikle cok guzel ve gelecekteki hayat tarzi hakkinda fikir veren ciddi bir calisma oldugunu soylemek istiyorum.Anlatilanlarin bir cogu , bir cok insanin hayal bile edemeyecegi seylerdir.
    Tesekkur ederim

  • bünyamin demir
    Temmuz 11, 2011

    konusunda derinlikleri gösteren güzel bir çalışma.umarım bizim insanımızda bundan ilham alır..